Kanuna Aykırı Anlaşma Belgesinin Hukuki Sonuçları ve Geçersizlik Halleri

Giriş

İş hukukunda dava şartı ve ihtiyari arabuluculuk uygulamalarında yaşanan en önemli sorunlardan biri, arabuluculuk kurumunun işçinin hak arama özgürlüğünü kısıtlama veya işvereni sorumluluktan kurtarma amacıyla bir formaliteye (şekli arabuluculuk) dönüştürülmesidir. Şeklen bir arabulucunun imzasını taşıyan her anlaşma belgesi mutlak ve sarsılmaz bir geçerliliğe sahip değildir. Maddi hukuk ve usul hukuku kurallarına aykırı biçimde tanzim edilen tutanaklar sakattır.

Geçersizlik Halleri ve Hukuki Nedenleri

Anlaşma belgelerinin geçersizliğini doğuran temel sebepler şunlardır:

Gerçek Bir Müzakerenin Bulunmaması: Arabuluculuk, tarafların aktif katılımı ve müzakeresi ile yürütülen dinamik bir süreçtir. İşçiye fesih günü, yetkili arabulucu ile bir araya gelmeden matbu tutanakların imzalattırılması veya arabulucunun imza anında ortamda bulunmaması hallerinde usulüne uygun bir arabuluculuk faaliyetinden söz edilemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların kendi aralarında vardıkları bir anlaşmayı arabulucuya salt onaylatmalarının yasaya uygun bir arabuluculuk faaliyeti sayılamayacağını ve arabuluculuğun, iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin muhasebe işlemlerinin yapılması için bir araç olarak kullanılamayacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır (Yargıtay 9. HD, E. 2024/13091, K. 2025/348, T. 13.01.2025).1

Kanunun Emredici Hükümlerine ve Kamu Düzenine Aykırılık (TBK m. 27): Anlaşma belgesinin içeriği TBK m. 27 uyarınca emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olamaz. Örneğin, henüz doğmamış haklardan feragate ilişkin veya sigorta primlerinin silinmesini öngören maddeler kesin olarak hükümsüzdür (butlan).

İrade Fesadı Halleri (TBK m. 30-38): - Yanılma (Hata – TBK m. 30): İşçinin ödenecek tutarın mahiyetinde veya miktarında esaslı hataya düşürülmesi. - Aldatma (Hile – TBK m. 36): İşverenin belgenin gerçek niteliğini gizleyerek işçiyi yanıltması. - Korkutma (İkrah – TBK m. 37): İşçinin ağır bir tehdit altında belgeyi imzalamaya zorlanması. (İrade fesadı hallerinde iptal hakkı, durumun öğrenildiği veya korkunun kalktığı andan itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır – TBK m. 39.) - Aşırı Yararlanma (Gabin – TBK m. 28): İşçinin içinde bulunduğu zor durumdan, düşüncesizliğinden veya tecrübesizliğinden yararlanılarak edimler arasında açık ve fahiş bir orantısızlığın yaratılması hâlidir (gabin nedeniyle iptal hakkı, durumun öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde 5 yıl içinde kullanılmalıdır).

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Güncel Denetim Yaklaşımı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yakın tarihli emsal kararlarıyla matbu ve usulsüz arabuluculuk tutanaklarına karşı köklü bir denetim mekanizması işletmektedir. Daire, tarafların kendi aralarında vardıkları bir anlaşmayı arabulucuya salt onaylatmalarının yasaya uygun bir arabuluculuk faaliyeti olarak kabul edilemeyeceğini, arabuluculuğun iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve feshin sonuçlarına ilişkin muhasebe işlemleri için bir araç olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Uygulamada Daire; işçinin arabulucuyu kendisinin seçip seçmediği, makul düşünme süresi tanınıp tanınmadığı, hukuki danışmanlık alıp almadığı ve ödenen meblağın gerçek hak edişe kıyasla makul bir yarar sağlayıp sağlamadığı gibi ölçütleri, gerçek bir müzakerenin varlığını denetlemek amacıyla giderek daha sık gözetmektedir.

Kanuna Aykırılığın Usulî Sonuçları

Usulsüz veya kanuna aykırı tanzim edilen bir anlaşma belgesi, HUAK m. 18/5’te öngörülen “üzerinde anlaşılan hususlarda dava açılamaz” engelini ortadan kaldırır. Geçersizliği veya iptali tespit edilen tutanak dava şartını engellemez ve işçinin alacak davasını esastan gördürmesini sağlar. Müzakerelerde işçiye önceden ödenmiş bir tutar varsa, bu miktar mahkemece hesaplanan asıl alacaktan mahsup edilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Arabuluculuk anlaşma belgesi hukuka aykırılıkları örten mutlak bir zırh değildir. Müzakerelerin şeklen yapıldığı, irade fesadının veya sömürü şartlarının oluştuğu hallerde yargı organları belgenin geçersizliğine hükmetmektedir.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki değerlendirme için bir arabulucu veya avukata danışılması önerilir.
← Tüm Makaleler