Arabuluculuk Nedir, Temel İlkeler ve Diğer Çözüm Yollarından Farkı

Giriş ve Kurumsal Çerçeve

Türk hukuk sisteminde alternatif uyuşmazlık çözüm yolları (ADR), yargı organlarının üzerindeki ağır iş yükünün hafifletilmesi, uyuşmazlıkların daha makul sürelerde ve düşük maliyetlerle çözümlenmesi, aynı zamanda tarafların kendi gelecekleri üzerinde serbest iradeleriyle karar vermelerinin sağlanması amacıyla köklü bir reform sürecinden geçmiştir. Bu reformun nirengi noktasını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile mevzuatımıza giren ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (İMK) ile iş hukukunun ana uyuşmazlık çözüm mekanizması haline getirilen arabuluculuk kurumu oluşturmaktadır.

Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirip onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim kanalını kuran, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen iradi bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu süreçte arabulucu, bir hâkim veya hakem gibi karar veren yetkili makam konumunda olmayıp, taraflar arasındaki müzakerelerin sağlıklı bir zeminde yürütülmesini temin eden bir kolaylaştırıcıdır (facilitative mediation).1

Arabuluculuk Yargılamasına Egemen Olan Temel İlkeler

Arabuluculuk kurumunun hukuki güvenliğini ve işlevselliğini sağlayan temel ilkeler 6325 sayılı Kanun bünyesinde emredici nitelikte düzenlenmiştir:

İradilik İlkesi (HUAK m. 3/1): Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda tamamen serbesttirler. Dava şartı arabuluculukta dahi kanunun zorunlu kıldığı tek husus “arabuluculuk bürosuna başvuru yapılması ve ilk toplantıya katılım sağlanması” aşamasıdır; müzakere masasında kalmak, teklif sunmak veya anlaşmak tamamen tarafların serbest iradesine tabidir.

Eşitlik İlkesi (HUAK m. 3/2): Müzakere sürecinde taraflar gerek süreçsel haklar gerekse konuşma ve teklif sunma imkânları bakımından tamamen eşit konumdadır. Arabulucu, taraflardan birinin sosyo-ekonomik açıdan daha zayıf olması durumunda dahi tarafsızlığını zedelemeden sürecin dengeli yürütülmesini gözetmekle yükümlüdür.

Gizlilik İlkesi (HUAK m. 4): Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar, kanuni temsilciler, uzmanlar ve sürece katılan diğer tüm üçüncü kişiler, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde elde edilen tüm bilgi, belge, beyan ve müzakere detaylarını gizli tutmakla yükümlüdür. Gizlilik kuralına aykırı hareket edilerek karşı tarafa veya üçüncü kişilere zarar verilmesi hallerinde hukuki ve cezai yaptırımlar (HUAK m. 33) gündeme gelmektedir.

Beyan ve Belgelerin Kullanılma Yasağı (HUAK m. 5): Arabuluculuk süreci için hazırlanan davetler, tarafların uyuşmazlığı çözmek amacıyla sundukları teklifler, kabul edilen vakıalar veya sadece bu süreç için tanzim edilmiş belgeler, sonradan açılacak bir davada veya tahkim yargılamasında delil olarak ileri sürülemez ve bunlara dayanılarak hüküm tesis edilemez.

Arabulucunun Tarafsızlığı ve Bağımsızlığı (HUAK m. 9): Arabulucu, taraf tutamaz, taraflardan birinin hukuki danışmanı veya vekili gibi hareket edemez ve uyuşmazlığın esası hakkında bağlayıcı bir hukuki görüş beyan edemez.

Arabuluculuğun Diğer Uyuşmazlık Çözüm Yollarından Farkı

Arabuluculuğun mahkeme yargılaması, tahkim, uzlaştırma ve sulh gibi kurumlarla olan temel farkı, arabulucunun karar verici değil, taraflar arası iletişimi kolaylaştırıcı bir üçüncü kişi olması ve sürecin/sonucun tamamen tarafların kontrolünde kalmasıdır.

Arabuluculukta amaç, geçmişte gerçekleşen olayların hukuki olarak haklı/haksız ayrımını yapmak değil; tarafların geleceğe yönelik ortak menfaatlerinde buluşmalarını sağlamaktır. Bu doğrultuda doktrinde kabul edildiği üzere, arabuluculuk faaliyeti sonucunda imzalanan anlaşma belgesi, taraflar arasında borç doğuran veya var olan borcu sona erdiren bir maddi hukuk sözleşmesidir.

Sonuç ve Değerlendirme

Arabuluculuk, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların yargı organlarına taşınmadan, gizlilik içerisinde ve tarafların iradelerine uygun biçimde çözülmesine imkân tanıyan çağdaş bir hukuki kurumdur. Bu kurumun başarılı olabilmesi, arabulucunun tarafsızlığı ile gizlilik ve iradilik ilkelerinin eksiksiz bir biçimde uygulanmasına bağlıdır.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki değerlendirme için bir arabulucu veya avukata danışılması önerilir.
← Tüm Makaleler