Anlaşmanın Yerine Getirilmemesi Durumunda İcra Takibi, Cezai Şart ve Başvurulacak Yollar

Giriş

Arabuluculuk anlaşmasının imzalanması borcun rızaen ifa edileceği beklentisini doğursa da, borçlunun edimini zamanında yerine getirmemesi hallerinde alacaklının başvurabileceği cebri icra ve tazminat yolları mevzuatla teminat altına alınmıştır.

Cebri İcra Yolları ve İcranın Geri Bırakılması (İİK m. 33)

İlam niteliğindeki anlaşma belgesine dayanan alacaklı, borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatır. Borçluya icra emri gönderilir. İcra emrini alan borçlu, borcu ödediğini (itfa), ertelendiğini (imhal) veya zamanaşımına uğradığını iddia ediyorsa, tebliğden itibaren 7 gün içinde İcra Mahkemesi’ne başvurarak İİK m. 33 uyarınca “İcranın Geri Bırakılması”nı talep etmek zorundadır. İtfa veya imhal iddiaları ancak noter onaylı veya imzası kabul edilmiş yazılı belgelerle ispatlanabilir.

Anlaşma Belgesindeki Cezai Şartın Geçerliliği ve İndirimi

Anlaşma belgesinde borcun zamanında ödenmemesi ihtimaline binaen kararlaştırılan “cezai şart” (TBK m. 179) ilke olarak geçerlidir.

Cezai Şartın İndirimi (TBK m. 182/3): Borçlu, kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürerek mahkemeden cezanın indirilmesini isteyebilir. Hâkim, borçlunun ekonomik durumunu ve ihlalin ağırlığını gözeterek fahiş cezai şarttan indirim yapabilir.

Temerrüt Tarihi, Temerrüt Faizi ve Faiz Türü

Temerrüt Tarihinin Tespiti: Anlaşma belgesinde borcun ödenmesi için belirli bir gün (kesin vade) kararlaştırılmışsa, bu günün dolmasıyla borçlu ek bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer (TBK m. 117/2).

Anlaşamama Halinde Temerrüt: Süreç anlaşamama ile sonuçlanırsa temerrüt ne zaman gerçekleşir? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bölge adliye mahkemeleri arasındaki içtihat uyuşmazlığını gideren kararına göre, kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacakları bakımından, dava şartı arabuluculuk sürecinde düzenlenen anlaşamama son tutanağının düzenlendiği tarih, davalı işverenin temerrüde düşürüldüğü tarih olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 9. HD, E. 2022/3222, K. 2022/3813).1 Bu tarih, açılacak davada faiz başlangıç tarihidir.

Faiz Türü: Anlaşmada aksi belirtilmedikçe, uygulanacak faiz türü alacağın niteliğine göre değişir — ayrım “kıdem tazminatı / diğer alacaklar” şeklinde değil, “ücret niteliğindeki alacaklar / tazminat niteliğindeki alacaklar” şeklinde yapılmalıdır:

  • Kıdem tazminatı: Mevduata uygulanan en yüksek faiz (4857 s. K. m. 120 atfıyla mülga 1475 sayılı Kanun m. 14/son).
  • Ücret niteliğindeki diğer alacaklar: 4857 sayılı İş Kanunu m. 34 uyarınca, yalnızca kıdem tazminatı değil; çıplak ücret, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücreti, ikramiye ve prim gibi geniş anlamda “ücret” sayılan tüm kalemler de aynı şekilde mevduata uygulanan en yüksek faize tabidir; Yargıtay bu kapsamı istikrarlı biçimde geniş yorumlamaktadır.
  • Tazminat niteliğindeki alacaklar: İhbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, iş güvencesi tazminatı gibi ücret sayılmayan kalemler için 3095 sayılı Kanun m. 1 uyarınca yasal faiz uygulanır.2

Sonuç ve Değerlendirme

Borcun ifa edilmemesi durumunda ilamlı icra takibi en hızlı yoldur. Belgeye eklenecek cezai şart ve net vade hükümleri borçluyu ifaya zorlayan en etkili hukuki araçlardır.

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki değerlendirme için bir arabulucu veya avukata danışılması önerilir.
← Tüm Makaleler